Evlenenler Evde Kaldı ;-)

Bir Türk kızı astronot olup aya gitse, nadiren görüştüğü (mesela bayramlarda) akraba ve tanıdıkları kendisine aşağıdaki sorulardan hangisini sorar?


a) Ay’ın yüzeyi delikli mi?
b) Atmosferin dışına çıkmak nasıl bir duygu?
c) Yerçekimsiz ortamda tuvalete nasıl gidiliyor?
d) Evlilik yok mu?

Ev-vet bildiniz! Doğru cevap d şıkkı. :-) Bir Türk kızı astronot dahi olsa, bu soruyu evlenene yada kendisinden ümit kesilene kadar cevaplamak zorundadır. Astronot olmayanlarımızın durumu daha da zordur... Meraklı kişinin dikkatini başka sorulara yöneltecek cazibede pek başka konu yoktur. Olsa bile, konu döner dolaşır ve bu soruya gelir. Çünkü bir çok insana göre hayatın nihai amacı ve başarısı evlenmek ve evlendiyseniz de çoğalmaktır. Bir çocuğunuz varsa, ikincisi ne zaman yapılacaktır?  “Armutun sapı var, üzümün çöpü var” dememelidir. Ay’a çıkmak başka, evlenip çoluk çocuğa karışmak başkadır...

Zaman geçip yaşlar ilerledikçe, soruyu soran “böyle gez dolaş nereye kadar” diye başlar ve “vakit de geçiyor artık” edasıyla sorar bu soruyu.. Yani bir “evde kaldın” iması vardır artık soruda ;-)

İşte benim itirazım tam da bu konuya... Neden derseniz; insanlar evlenince daha az esnek oluyorlar, iki kişilik plan yaptıklarından her yere gidemeyip, her programa katılamıyorlar...  Çocuk olduktan sonra da, ya çocuk hasta oluyor, ya çocuk huysuz oluyor, ya çocuğu bırakacak kimse olmuyor, ya bakıcı evden kaçıyor, ya da kayınvalide yemeğe geliyor... Bu yüzden evlenenler genelde dışarı çıkamayıp, evde kalıyor.. Yanlış anlaşılmasın, evliliğe itirazım yok, evlenen arkadaşlarımı da tebrik edip gönülden mutluluklar dilemeyi ihmal etmem... ama hayat tarzlarına bakıldığında, terminolojide bir hata yok mu? Asıl evlenenler evde kalmış olmuyor mu? ;-)

Oysa biz bekarlar öyle miyiz? Eşe, çocuğa, kayınvalideye, kayınpedere, görümceye, eltiye, kayınbiradere karşı sorumluğumuz olmadığından, planlarımızı kendi ajandamıza göre yapabildiğimizden; dışardayız. Her yere erkek arkadaşımızla gitmek gibi bir zorunluluğumuz da yok... Bu yüzden daha çok seyahat ediyoruz, daha sık tatil yapıyoruz, daha çok geziyoruz, daha çok spor yapıyoruz, daha çok....... Her ne yapıyorsak yapalım, daha çok dışardayız ve genelde Evde Yokuz :-))))

6 yorum yap >:

Adsız dedi ki...

yazini cok begendim, aynen katiliyorum neclacim.. dunya gezilecek gorulecek yerlerle dolu evde kalanlara duyurulur..:))) sanish

Duygu Keçecioğlu dedi ki...

''evde olmayan''lardan biri olarak bu yazıya bayıldımmmmmm. Evli ya da bekar; sadece olmak istediği yerde, olmak istediği insanlarla, olmak istediği sayıda, olmak istediği dünyada ya da uzayda...kendi gerçeğini yaşayan herkesi bu blogdan selamlıyorum:-))))
Duygu

Neshela dedi ki...

Duygucum, aslında çok doğru bir tespit yapmışsın; "evli yada bekar, ama evde olmayanlar" demek lazım belki de :-) Sanishin de dediği gibi "dünya görülecek yerlerle dolu"... ve bu yerleri dünya gözüyle görmek lazım :-)

jose dedi ki...

Kesinlikle katılıyorum Neclacım :) tamamiyle kişinin kendi iradesi ile vermesi gereken bir karar bu. Kendi çevremde bile bu ikilemde kalmış çok sayıda insan görüyorum.
(Yaşım ilerliyor, daha iyisini bulamam, çevremde herkes evleniyor vs. ) Evlilik bir görev, zorunluluk değil; sonucunda hayatındaki değişikliklerin, kişiyi mutlu edeceğine inanılıyorsa alınması gereken bir karar. Evliliğe karşı değilim ama bu kararı çevremizdeki baskıdan değil, sonunda mutlu olacağıma inandığım birini bulduğumda uygulamaktan yanayım ;)

Unknown dedi ki...

Neclacım,
Ne guzel yazmışsın özellikle başlangıç çok vurucu :)
Toplumun baskısı (ozellikle bizim kültürümüzde) inanılmaz boğucu, saçmasapan, düşüncesizce, anlayışsızca...
Evli insanların pekçok nedenden dolayı daha az gezebildikleri de çok doğru bir tespit.
Ev dışında olmak, yeni yerler görmek tabii ki çok keyifli, çok öğretici, insanı yenileyici.
Öte yandan evde oturup kitap okumak, düşünmek, kendi içimize yaptığımız yolculuklar, anne olmanın güzellik ve zorluklarını beraber yaşamak, aile yaşamının keyifli anlarını ve bazen zorunluluklarını anında yaşamayı başarabilmek de bize çok şeyler katıyor diye düşünüyorum.

Neshela dedi ki...

Sevgili Maydanoz, çok haklısın, yaşadığımız her tecrübe bizlere farklı şeyler katar. Ama hayatın bizim tercihlerimizle şekillendiğini ve her tercihin bazı şeylerden feragat etmeyi gerektirdiğini düşünüyorum. Bekarlık evlilikten üstündür, gezmek insana daha çok şey katar gibi bir tezim de yok zaten. Sadece muzip bir bakış açısıyla terminolojide bir düzeltme yapmak istedim ;-) Yazıyı beğendiğine de sevindim :-)